PerÅŸembe, 24 Temmuz 2008
Tanrıların Tanrıçası "HERA" Yazdır E-posta

Hera Kronos’la Rheia’nın kızıdır. Zeusun kız kardeşidir. Babası Kronos diğer kardeşlerini olduğu gibi onuda yutar. Fakat Zeus’un babasıyla girdiği amansız mücadelenin sonunda Zeus’un babasını kusturmasıyla diğer kardeşleri gibi oda bu kötü kaderden kurtulur.

 

Hera,Zeus ile Titanlar arasındaki savaş sırasında Rhea tarafından Okenaos ve Thetis’e emanet edilmiş ve dünyanın en uç yerlerine bırakılıp büyütülmüştür.Tanrıça onlara karşı kalbinde hep bir minettarlık beslemiş ve bu iki tanrının arası bozulduğunda onları barıştırmak çabalamıştır.

 

Şairlerin çok fazla ilgisini çekmese de Homeros destanlarında “inek gözlü hera”,      ”ak kollu” ya da “altın tahtlı”diye tanımlanır. Zeusun güzel gözlü karısı ve tanrıların tanrıçasıdır. Göğün saf ışığını temsil eden bir gökyüzü kraliçesidir.

 

Olgun ve güzel kadın olarak tasvirleri yapılmıştır. Simgeleri tavus kuşu ve aslandır.Doğumlara nezaret edip anaları himayesi altına alan Heranın bu özelliği en çok saygı gören yönüdür.-ki doğum sırasında kadınlara yardım eden ebe EİLETHYİ Heranın kızıdır.

 

Bunun dışında Hephaistos, Ares ve Hebe’nin annesi ve evliliğin koruyucusudur.Evli kadınlar özel bir ilgi gösterir ki bu durum eşi Zeus’un kendine olan sadakatsizliğinin bir tür tatminidir.Kadınların sığındığı,ilahi gücünün gölgesinin kendilerini yalnız bırakmaması için tapındıkları ulu tanrıçanın adına “Olympia, Delphoi Nemeave Korint” spor festivalleri düzenlenirdi.Kadınların düzenledikleri bu festivale yine sadece kadınlar katılırdı.Hera adını taşıyan bu festivaller dört senede bir yapılırdı.Ve 16 kadın Tanrıça Hera için elbise örerlerdi.

 

            Oyunlar koşu sporundan ibaretti ve yalnızca bakire kızlar katılabilirdi. Kazananlar kendi isimlerini heykeller yazıp bu heykelleri Hera’nın tapınağına adarlardı.

 

            Güzel Tanrıça ile  Zeusun evrenin yazgısını etkileyen “Kutsal evliliği (Hieros gamos)”

İse Zeus’un soğuk bir kış gününde üşüyen kumru biçimine dönüşerek güzel tanrıçanın yanına gitmesiyle başlar. Hera üşüyen kuşu göğsüne bastırarak ısıtır.Bu sıcaklığa dayanamayan Zeus’un gerçek kimliğine dönüşüp ona sahip olmak istemesiyle devam eder.Hera ise bu birleşmeyi ancak evlilik şartı ile kabul eder ve tanrıyla tanrıçanın evliliği kutsanır.

 

            Bundan sonra kocasıyla birlikte ilahi otoriteyi paylaşır. Oda Zeus gibi bazen göğün en yüksek yerinde görler. Hiddete kapıldığı zaman rüzgarın zincirlerini  çözer,denizleri alt üst dağları talan ederdi.Havanın kötü olduğu fırtınaların kopup kara bulutların dolaştığı zamanlarda tanrıçanın yine çıldırdığı zeusla kavga ettiğine inanılırdı.

 

            Fırtına durulup gök engin maviliğine ulaştığı zaman ise iki kutsalın barıştığına inanılırdı. Tanrıça denizlere sözünü geçirir yıldızları idare ederdi.

 

            Güzelliğine gücüne ve sadakatine rağmen kocası çapkın Zeus tarafından türlü entrikalarla aldatılması onun kutsallığının en kötü tarafıdır.Bu durum onu son derece saldırgan,kinci,intikamcı ,kıskanç,geçimsiz,dırdırcı bir tanrıça yapmıştır.Öyleki aldığı öçlere dilden dile dolaşır.Zeusla adı aşk serüvenlerine karışan bütün kadınları cezalandırmakla ün salmıştır.Suçlu olup olmadıklarına zeus tarafından kandırılıp kandırılmadıklarına bile bakmadan en acımasız cezaları vermiştir.

 

            Öfkesinden sadece kadınlar değil kadınların çocukları da kurtulamamıştır. Öfkesi ve nefreti asla mantığa dayanmaz bütün tanrısal yetkilerini intikam için kullanmaktan çekinmezdi.

 

            Sadece zeusun çocuklarına değil kendi çocuklarına bile acımasız olabilirdi. Öyleki acımasızlığını ve kibrini abartıp kendi öz çocuğu Hephaistos’u çirkin olduğu için diğer kutsalların alaylarına maruz kalma korkusunun yarattığı kibirden dolayı çocuğu Olympous dağından aşağı fırlatmaktan çekinmemiştir.

 

            Bir Troyalı evrende Hera’dan daha güzel bir kadın olduğunu söylemeseydi Truva savaşları diye bir şey olmayacaktı. Öfkesi ve kibiri yüzünden Truva yakılıp yıkılmıştı. Öfkesini sadece Paristen çıkarmayıp tüm ulusuna kan kusturmuştu.

 

            Öfkesinin ve hırslarının bu kadar esiri olan tanrıça tüm aldatılışlarına rağmen ve zeusun binbir entrikasına rağmen her zaman kocasına sadık kalacak kadarda onurlu olmuştur. İşte tüm bu olumsuzlıklara rağmen sadakati ve evli kadınları koruyuculuğu  misyonu onun her zaman her evde saygı görmesini adına olimpiyatlar düzenlenmesini ihtişamlı tapınaklar yapılmasını sağlamıştır.

            Ve yine ölümlü ölümsüz yaşadığı onca aşklara rağmen Hera Zeus’un biricik gözdesi olmuştur.

 

 
Google

İll İl Türkiye Rehberi

Anadolu'nun Tatil , Turizm, Gezi ve Kültür Portalı - İl İl Anadolu Anadolu'nun Tatil , Turizm, Gezi ve Kültür Portalı - İl İl Anadolu

Resim Galerisi