|
Untitled Document
Trekking her mevsimde yapılabilir; ancak hava ve ortam şartlarına, uzunluğuna ve zorluk derecesine göre gerekli hazırlıklar yapılmalıdır. Trekking parkurları birkaç saat sürebileceği gibi birkaç hafta hatta ay da sürebilir.
En az 2 – 4 saat yürümeyi göze almak gerekir. Her parkurun yürüyüş süresi grubun hızına göre değişebilir. Her parkurun özelliği farklıdır. Kimisi kolay bir gezi havasında geçerken kimisi daha zorlayıcı olabilir. Bu nedenle gitmeden önce acentenizden detaylı bilgi alın.Bazı parkurlarda ekstra ekipmana (çakı, el feneri vb.) ihtiyaç duyulabilir. Eğer turu organize eden firma bunları temin etmiyorsa, kendi sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın..
Doğa yürüyüşü etkinliklerini kesinlikle tek başınıza yapmayınız,doğa, cevre,ilk yardım ve parkur bilgisi olan birisinin liderliğinde en az üç kişiden az olmamak koşulu ile ekip halinde yapınız. Gerektiği kadar bilgi ve deneyim sahibi olmadan deneyimli ve tecrübeli ekipler ile etkinliklere katılınız.
Trekking Hakkında Genel Bilgi İçin Tıklayın
Popüler Trekking Parkurları
Su Düşen Şelalesi - Yalova : Yalova’nın Üvezpınar köyünde bulunan şelaleye yapılan yürüyüş oldukça kolay. Bir orman yolunda 2-3 saatlik bir yürüyüşle şelaleye varılıyor.Şelale yaklaşık 10 metre yüksekliğinde ve Samanlı Dağlarını eteklerinde bulunuyor.
Erikli Şelalesi - Yalova - Çınarcık : Çınarcık’ın Teşvikiye köyünden başlayan parkurda dik yokuşlar ve iki şelale var. Orman içindeki yol da keyif verici. Antrenmanlı olmayanlar için yorucu bir parkur. Erikli yaylasından sonra zaman varsa Delmece yaylasına da yürünebilir
Orta zorluktaki parkurlarda yürüyüş süresi 3-5 saat arasında değişir.İlkbahar ve sonbahar ayları bu parkur için ideal.
Ballıkayalar -İzmit - Gebze : Kocaeli - Gebze'de koruma altında muhteşem bir kanyon.Kayaya alışkın olamayanlar için zorlu bir parkur. Neredeyse tamamen kayalar üzerinde yürünüyor. Bazen yan geçişler de yapılıyor.Yürüyüşün yarısı kanyon üstünde yarısı kanyon içinde geçiyor. Hava yağmurlu olmadığı sürece kanyon içinde yürümek sorun değil. Arada ufak kaya tırmanışları var ama yapamayanlar için alternatif patikalar mevcut. Biri vadinin ortasında, biri de sonuna doğru iki küçük şelale de yürüyüşe büyük bir keyif katıyor. Vadinin girişindeki kaya duvarları ise kaya tırmanıcıların eğitim bölgesi.
Orta zorluktaki parkurlarda yürüyüş süresi 3-5 saat .Kanyon girişindeki göl kenarında , Ballıkayalar milli parkının tesisi bulunmaktadır. Bu tesisten yiyecek , içme suyu , WC gibi ihtiyaçları karşılamak mümkündür.
Kerpe - İzmit - Kandıra : Küçük bir balıkçı köyü olan Kerpe, büyüleyici doğasıyla mutlaka görülmesi gereken bir yer. Dalgaların oyduğu kayalıklarda yapılan yürüyüş sırasında, mağara ve benzeri çeşitli oluşumlar da görülüyor. Bölgedeki ormanlık alanda yürüyüş yapmak için uygun. Karadeniz dalgalarından nasibini almamış deniz, yaz mevsiminde yürüyüşün ardından keyiflere keyif katıyor.
Yürüyüş süresi: 2.5 saat
Yürüyüş mesafesi: 8 km.
Tepe Manayır - İzmit - Gebze :Tepe, Manayır Köyü’nde. Göksu Deresi boyunca yürünen, bodur ağaçlar ve çalılıklarla kaplı, hafif engebeli bir bölge. Zaman zaman dere geçişleri yapılıyor. Islanmak kaçınılmaz olduğu için yürüyüşe bunu göze alarak katılın. Uzun süren dere içi geçişe rağmen kolay aşılabilen bir parkur. Özellikle yazın derenin berrak suyunda yüzebilirsiniz.
Yürüyüş süresi: 4 saat
Yürüyüş mesafesi: 18 km.
Aytepe - İzmit – Maşukiye : Yüksekliğin yaklaşık 1000 metreyi bulduğu Aytepe parkurunda toprak yolda yürüyüş yapılıyor. Beşkayalar Tabiat Alanı ile Soğukdere, Sıcakdere ve Kirazdere'nin yüksek kaya duvarları ve kanyonları kimi zaman parkura dahil oluyor. Bölgenin asıl adı ‘Ayıtepe’. İsmi çevredeki ormanlarda yaşayan ayılardan geliyor. Kış ve sonbahar ayları Aytepe’yi keşfetmek için en uygun zamanlar...
Yürüyüş süresi: 4 saat
Yürüyüş mesafesi: 15 km.
Maşukiye Keltepe - İzmit : Çam, kayın, ıhlamur ağaçları ve rengârenk çiçeklerle çevrilmiş yoldan Kuzu Yaylası’na gelindiğinde, temiz havanın, panoramik manzaranın ve vahşi doğanın birbiriyle kaynaştığı görülür. Deniz manzaralarına sahip birkaç dağdan biri olup, ayrı bir güzellik taşıyan Keltepe, yaz ve kış faydalanılabilecek bir özelliğe sahiptir. Keltepe Ormanları ve Kuzu Yaylası, günübirlik turizme hizmet vermekte düzenleme çalışmaları halen sürdürülmektedir. Ulaşım Maşukiye'den ya da Suadiye'den yapılabilir.
Kartepe - İzmit: Marmara Bölgesi'nin Uludağ'dan sonra en yüksek noktası olan Kartepe, 1602 metre yüksekliğe sahip. Kış aylarında kayak merkezi olarak da kullanılıyor. İstanbul'a yakınlığıyla ilgi çeken Kartepe, engin bitki çeşidi, sık ormanlık alanlarıyla, bahar ve yaz aylarında keyifli yürüyüş rotaları sunuyor. 10 kilometrelik yürüyüş alanı var
Yuvacık - İzmit : Kocaeli’nin Yuvacık köyü civarında birçok yürüyüş parkuru bulunuyor. Bu parkurların bir kısmı orman içlerinde tepelerden geçerken, bir kısmı da dere içlerinde. Dere içinden geçen parkurlarda ıslanmayı göze almanız gerekiyor. Aytepe, Menekşe Yaylası, Serindere, Bıçkıdere en önemli parkurların başında geliyor. bölge parkurları yaklaşık 4-4.5 saat uzunluktadır
Erfelek Şelaleleri - Sinop : Sinop’un Erfelek İlçesi’nin 15 kilometre güneyindeki Şamı köyü sınırları içindeki Şamı şelaleleri 30 civarındaki irili ufaklı şelaleden oluşuyor. Dört yıl önce keşfedilen bu bölge önemli bir trekking parkuru. İlkbahar ve sonbaharda doğanın tüm renklerini görebilirsiniz.
Durusu - Terkos Gölü - Çatalca - İstanbul : Terkos gölü civarında iki önemli parkur var. Biri Ormanlı köyünden başlıyor. Köyden Karadeniz’e giden yolu takip edin. Sahile varmadan ormana giden sağdaki yolun başında aracınızı bırakın ve ormana giden yola girin. Dikkatli bakarsanız taşlaşmış bir ağaç bile bulmanız olası. Bu parkur için orman müdürlüğünden önceden izin almak gerekiyor. Balaban köyü ise Terkos gölünün kenarına kadar uzanan birçok patika ile kaplı. Özellikle bu mevsimde tüm dağa yavaş yavaş rengarenk çiçeklerle kaplanmak üzere
Nasıl Gidilir ?
İstanbul'dan E5 otoyolu veya Tem otoyolu ile, Çatalca istikametinden veya Hadımköy sapağından çıkarak Durusu'ya ulaşabilirsiniz. İstanbul'a uzaklığı yaklaşık 1,5 saattir.
Belgrad Ormanı - Sarıyer - İstanbul : İstanbul'un en temiz havaya sahip alanlarından Belgrad Ormanları, şehirden fazla uzaklaşmak istemeyen yürüyüş meraklılarının sık sık tercih ettiği bir bölge. 5300 hektarlık bir yüzölçümüne sahip olan ormanda, çok uzun yürüyüş parkurları bulunuyor. Asfalt yol ile ulaşımı da çok kolay olan Belgrad Ormanları'nda İstanbul'un su ihtiyacını karşılamak için kurulmuş altı bent bulunuyor. Özellikle bahar ve yaz aylarında piknikçilerin akınına uğrayan Belgrad Ormanları'nın tek dezavantajı hafta sonları çok kalabalık olması.
Rumelifener Demirciköy - Sarıyer - İstanbul : Bir yanınız orman, bir yanınız Karadeniz. Keyifli ve kolay bir yürüyüş rotası. Rumeli Feneri’ndeki kaleden itibaren yürümeye başlayabilirsiniz. Deniz sürekli sağınızda kalsın. Ana yola dik gelen yollara girmeyin. Sürekli sağa giden yolları tercih edin. İki saat sonra Demirciköy’e bağlı güzel bir plaja geleceksiniz. Dönüş yine aynı parkurdan.
İnceğiz Köyü - Çatalca - İstanbul : Çatalca’ya dört kilometre uzaklıkta olan köyün en ilgi çekici özelliği, hemen dışındaki kayalıklarda oyulmuş mağaralar. Birkaç katlı olan mağaralar antik dönemde konut ve tapınak olarak kullanılmış. Mağaraların altından geçen yolu yürüyüp tam bir daire yaparak aynı yere varabilirsiniz. Parkur çok kolay.
Uçmakdere - Şarköy - Tekirdağ : İstanbul'a sadece 200 km. uzaklıkta ve Tekirdağ'ı 34 km. geçince Marmara sahilinde yer alıyor. İnsan eli değmemiş doğal güzellikleriyle Marmara Bölgesi'nin ender kıyılarından olan Uçmakdere, kışın ulaşım zorluğu nedeniyle bozulmamış. Bu sayede harika doğa görsel lezzetler sunuyor. Otantikliğini büyük ölçüde korumuş olan köyden tepelere doğru giden patikalarda keyifli yürüyüşler yapabilirsiniz.
Abant Gölü - Bolu : Parkur: 1200 metre yükseklikteki Abant Gölü’nün çevresini ve civar yaylaları kapsar. Her mevsimde gidilebilir. En çok kış aylarında, etrafın karla kaplandığı ve gölün buz tuttuğu dönemlerde tercih ediliyor. Yaylalara düzenlenen yürüyüşlere katılmak istemeyenler çevredeki çam, köknar ve kayın ormanlarının güzelliğini keşfedebiliyor. Abant, temiz dağ havasını solumak ve midenize balık ziyafeti çekmek için birebir...
Yürüyüş süresi: Yaklaşık 3 saat
Yürüyüş mesafesi: 10 km. civarında.
Sünnetgöl - Bolu - Göynük : Sünnetgöl 820 metre yükseklikte, 22 metre derinliğinde bir heyelan gölü. Karaçam ormanlarının çevrelediği parkurda yürüyüş mesafesi kısa. Gölde yaşayan balıklar henüz çoğalma döneminde olduğundan av yasağı var. Sünnetgöl, mevsim sınırı olmadan gidilebilecek bir bölge. Göl kışın donuyor ancak ilkbaharda karların erimesiyle su seviyesi tekrar yükseliyor. İşte o zaman manzara, çevredeki ağaçların bir kısmının gölün içinde kalmasıyla gizemli ve biraz ürkütücü (özellikle gün batımında) bir hal alıyor.
Yürüyüş süresi: 2 saat
Yürüyüş mesafesi: 4 km.
Gölcük Gölü - Bolu : Aladağlar’ın eteklerinde bulunan ve köknar ağaçlarıyla çevrili olan Gölcük Gölü, her mevsim gidilebilecek bir bölge. Milli Park alanı içinde bulunan bölgede, isterseniz göl çevresinde isterseniz tepelere doğru yürüyüş yapabilirsiniz. 950 metre yükseklikteki göl aslında suni bir gölet...
Yürüyüş süresi: 3 saat
Yürüyüş mesafesi: 10 km
Yedigöller - Bolu : Bolu Yedigöller genellikle sonbahar görüntüleriyle meşhurdur. Doğanın canlanmaya başladığı bugünler ise en keyifli yürüyüş zamanıdır. Göllerin etrafında tepelere doğru giden patikalarda keyifli yürüyüşler yapabilirsiniz.
Kıbrıscık Yaylaları - Bolu : Bolu’nun Kıbrısçık ilçesinin orman içindeki yaylaları her mevsim farklı manzaralarıyla görülmeye değer. Bölgedeki en çok bilinen yaylalar Kurtini ve Hattağız. Bu yaylalarda orman içindeki çeşitli parkurlarda birkaç saatten 10 saate kadar süren yürüyüşler yapabilirsiniz.
Poyrazlar Gölü - Adapazarı : Poyrazlar Gölü, Milli Park kapsamında yer alıyor. Göçmen kuşların göç yolu üzerinde bulunan göl, henüz kirlenmemiş berrak suyuyla pek çok su kuşunu kendisine çekiyor. İsteyenler gölün etrafını keşfe çıkarken, isteyenler de göl çevresini turlayabiliyor.
Yürüyüş süresi: 2 saat
Yürüyüş mesafesi: 8 km.
Çiğdem Yaylası - Adapazarı :
Adapazarı'nın Hendek ilçesi Karadere beldesinde. Keremali Dağı da deniyor. Çiğdem Yaylası ve çevresinde yürüyüş yapılıyor. 1550 metre yükseklikte bulunan parkur ormanlık ve hafif engebeli. Ahşap yayla evleri ve yaz boyu süren yayla yaşantısıyla Doğu karadeniz’deymişsiniz hissi yaratıyor.
Yürüyüş süresi: 3.5 ile 5 saat arasında
Yürüyüş mesafesi: 13 km.
İnönü Yaylası - Adapazarı - Pamukova : İnönü Yaylası geniş meralar ve köknar ormanlarıyla kaplı. Yayla, Doğu Karadeniz’den göç etmiş insanlar tarafından kullanılıyor. Bu nedenle Karadeniz’e özgü bir mimarinin izlerini görmek mümkün. Rahatlıkla yürüyebileceğiniz kolay bir parkur.
Yürüyüş süresi: 4 saat
Yürüyüş mesafesi: 12 km.
İlimbey - Adapazarı : Balıkesir yolu üzerinde. İlimbey parkurunda orman içinde yürüyüş yapılıyor. İsterseniz civar yaylalara da gidebilirsiniz. İlimbey size Doğu Karadeniz’de olduğunuz hissini verecek...
Yürüyüş süresi: 3.5 saat
Yürüyüş mesafesi: 12 km.
Delmece Yaylası - Gemlik : Samanlı Yarımadası’nda, Gemlik'in Selimiye Köyü ile Yalova'nın Teşvikiye Köyü arasında. 800 metre yükseklikteki Delmece Yaylası, kolayca bitirebileceğiniz rahat bir parkur. Bölgede pek çok Gürcü köyü bulunuyor. Gürcü folkloru bu bölgede tüm canlılığıyla devam ediyor.
Yürüyüş süresi: 3 saat
Yürüyüş mesafesi: 10 km.
Kıyıköy - Kırklareli : Trakya’da bir balıkçı köyü olan Kıyıköy, yüksek bir tepe üzerine kurulu. Bölgede yerleşim antik çağlarda başlamış. Bu nedenle civarda Bizans sur kalıntıları, manastır ve eski eser kalıntılarına rastlayabilirsiniz. Kıyıköy kıyılarında, Karadeniz’in hırçın dalgalarının şekillendirdiği koylar, mağaralar ve ilginç biçimli anıt kayalar görülebilir. Özellikle ilkbaharda ve yazın görülmeye değer...
Yürüyüş süresi: 3 saat.
Yürüyüş mesafesi: 7 km.
İğneada / Edirne – Kırklareli : 20 km uzunluğundaki kumsalı, koruma altındaki 7 gölü ve zengin doğasıyla İğneada, gerçek bir doğa harikası. Orman içinde yürüyüş yapabilir ya da kumsalı ve gölleri keşfedebilirsiniz.
Yürüyüş süresi: 1.5 saat.
Yürüyüş mesafesi: 3 km.
Sülüklügöl : Sakarya’nın Akyazı ilçesi sınırları içinde kalan bu göl bir heyelan sonucu oluşmuş. Gölün en ilginç özelliği heyelan sonrasında su içinde kalan ağaçlar. Sülüklügöl yolu üzerindeki Alabalık çiftliği yürüyüşün başlangıç noktası. Yolu takip ederek göl kenarına kadar rahat bir yürüyüş yapabilirsiniz. Eğer zamanınız varsa kamp kurup göl civarında günübirlik farklı yürüyüş rotalarını deneyebilirsiniz.
Yenice Ormanları : Karabük’ün Yenice ilçesindeki ormanlar bir çok endemik türü ve ağacı barındırır. İlkbahar ve sonbaharda bitkilerin aldığı farklı renkler farklı güzellikler sunar. Orman içindeki yaylalarda kamp kurarak günübirlik yürüyüşler yapabilirsiniz.
Uludağ : Yüksekliği 2550 metre olan Uludağ’da oteller bölgesinin ilerisindeki ormanın içinde kamp kurarak veya otellerde kalarak zirveye, buzul göllerine günübirlik yürüyüşler yapabilirsiniz.
Nallıhan : Ankara’nın Beypazarı ve Nallıhan ilçeleri arasında kalan ideal bir trekking alanı. Davutoğlan köprüsünün tam karşısındaki Kıztepe’ye uzanan yamaçlarda yürüyebilirsiniz. Doğanın yamaçlar üzerindeki renk oyunlarının en güzel gözlendiği yerlerden biri burası.
Soğuksu Milli Parkı : Ankara’nın Kızılcahamam ilçesine bağlı bu milli park, çeşitli yürüyüş rotaları içeriyor. En ilginç rotası ise 10 milyon yıl önce taşlaşmış ağaçların bulunduğu parkur. Milli parkın dışında kalan Çamlıdere bölgesinde tepelerin eteklerinde yapacağınız bu yürüyüşlerle onları görebilirsiniz.
İncehisar : Afyon’un İscehisar ilçesi sınırları içinde kalan peribacaları pek bilinmez. Minik bir Kapadokya olan bu bölge Friglere de ev sahipliği yapmış.
Gökçeada : Dünyanın dördüncü en sulak adası olan Gökçeada sadece sahillerinin güzelliği veya eski Rum köyleriyle bilinir. Oysa Gökçeada’da kalacağınız her gün için ayrı bir yürüyüş rotası yapabilirsiniz. Gireceğiniz bir patika sizi bazen bir kaleye, bazen yıkılmaya yüz tutmuş eski bir mahalleye, bazen de 30 metreden dökülen bir şelaleye götürebilir.
Kestanbol : Çanakkale’nin geyikli ilçesine bağlı Kestanbol’un trekking rotaları, antik yerleşimleri de kapsıyor. Çığır dağının zirvesindeki Neandrea antik kentinden Kestanbol’a yürürken birçok antik yerleşim izleri de gözlenebiliyor. Bu parkurlar üzerinde bulunan bin yıllık antik granit ocaklarından çıkarılmış granit sütunlar da oldukça ilginç.
Kaynaklar : Buca’nın şirin bir köyü olan Kaynaklar, son yılların çok rağbet gösterilen trekking rotalarından biri. Köy, haftasonları kaya tırmanıcılarını ve İzmir’den dingin bir haftasonu yaşamaya gelen yüzlerce doğaseveri ağırlıyor.
Çiçekbaba Dağı : Denizli’nin Beyağaç ilçesi sınırları içindeki Çiçekbaba dağında kamp kurarak yürüyüşler yapabilirsiniz. Bu dağ yaşları 1200’e kadar çıkan anıt karaçam ormanlarını da barındırıyor bünyesinde. Bu dağı yürüyerek birkaç günde aşıp Köyceğiz’e inebilirsiniz.
Narman Kanyonu : Erzurum’un Narman ilçesi 12 kilometrekarelik muhteşem bir oluşumu barındırıyor. Gökyüzüne sihirli bir merdiven gibi yükselen kırmızı peribacalarının dünyada çok az benzeri var. Vadi içinde yürümeye başladınız mı, akşam olduğunu fark edemeyeceksiniz bile.
Nemrut Kalderası : Tatvan’da bulunan Nemrut volkanına araçla gidilebiliyor. Kraterin içinde yapacağınız bir trekking ilginç görüntülerle karşılaşmanıza neden olacak. Simsiyah volkan camlarından çok olmamak şartıyla bir küçük örnek alabilirsiniz.
Ihlara Vadisi - Aksaray : Aksaray'a 40 kilometre uzaklıktaki Ihlara Vadisi, Hasandağı volkanından püskürtülen lavların akarsu aşındırması sonucunda oluşan kanyon şekilli bir vadi. 14 kilometre uzunluğundaki vadide kayalara oyulmuş barınaklar, mezarlar ve kiliseler var.
Kamplı Yürüyüşler
Kaçkar Dağları : Yüzlerce buzul gölü, buzul vadileri, buzulları, yüksek zirveleri, bitki örtüsü ve yaylalarıyla tam bir yürüyüş cenneti. Doğu Karadeniz dağlarının bu en görkemli bölgesinde 50’ye yakın günübirlik yürüyüş rotası ve 10 adet kamplı geçiş rotası bulunuyor. Sisler arasında bile yolunuzu bulmanıza yardımcı olan Düş patikaları ise bu dağların en önemli özelliği.
Aladağlar : Niğde-Kayseri-Adana üçgeni arasında yeralan Aladağlar, yüksek ve zorlu zirveleriyle tanınıyor. Ancak bu zorlu zirveler bile geçit verebiliyorlar. Bu zirvelerin arasındaki aşıtlardan geçerek kamplı geçişler yapabilir veya vadi sistemleri içinde kamp kurarak günübirlik yürüyüşler gerçekleştirebilirsiniz.
Beydağları : Akdeniz’e paralel uzanan bu dağlarda yapılacak kamplı geçişler diğerlerinden biraz farklı. Bu dağlarda yapacağınız aktivitelerde bir zamanlar bölgenin hakimi olmuş uygarlıkların izlerini de takip edebilirsiniz. Selge Antik Kenti, Termessos, Sagalasos, Kapıkaya gibi antik kentler bunlardan bazıları.
Macahel : Gürcistan sınırında dağların arasında kalarak dış etkilerden korunmuş bir vadide yer alan küçük köylerden oluşmuş bir masal dünyası. Macahel’e Borçka Karagöl’den başlayan ve Karçal dağlarının eteklerinden geçen birkaç günlük kamplı yürüyüşle ulaşılabilir. Ayrıca Macahel’de Tema tarafından yapılmış konaklama evinde kalarak günübirlik yürüyüşler de yapabilirsiniz.
Likya Yolu : Dünyanın en iyi 10 uzun mesafe yürüyüş rotasından biri olarak gösterilen Likya Yolu, Fethiye'den Antalya'ya kadar uzanıyor. Doğal ve tarihi güzellikleri bir arada keşfedebileceğiniz bu rota, yerli ve yabancı binlerce doğa tutkununu buluşturuyor.
Yörük Göçü : Bahar aylarında Toroslar'da bir trekking turuna katıldığınız takdirde, Yörük obalarına rastlayabilirsiniz. Havaların ısınmasıyla Yörükler, yaylalara göçmeye başlarlar. Son derece misafirperver olan Yörükler, trekkingcileri sıcak yaklaşımları ve gelenekleriyle ağırlıyor
|